Cüzdan Kullanmayan Birine Cüzdan Satabilen Marka; Le Petit Yubbié

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Bir ürünü pazarlamanın en vurucu noktalarından biri “ihtiyaç yaratmak“tır. Yani, o güne kadar bir eksikliğini hissetmediği bir ürünle karşılaşan tüketiciye satış yapabilme becerisinden bahsediyorum.

Bu tür bir satışı, ürününüzün kalitesiyle ya da fiyatının makul oluşu ile yapamazsınız. Sudan ucuz da olsa, eğer tüketicinin işini görmeyecek, hayatında bir eksiği kapamayacak bir ürünü gözünün önüne de koysanız, markette kocaman ürün kuleleri yapsanız da işe yaramaz. Görmez.

Benim bu güne kadar hiç salça ya da ruj almamış olmam gibi.

Ama öyle ürünler vardır ki, bilinirliği bir şekilde size ulaştığında, algınızda olmayan bir ihtiyacı yaratır ve kafanızda, ona sahip olmak için karşı koyamacağınız, kuvvetli bir istek yaratır.

Bu tarz ürünler size geleneksel yollarla ulaşmazlar. Bir televizyon reklamı ile tanışmazsınız onunla. Marketteki göz alıcı ambalajı ya da vitrinde gördüğünüz %50 ibaresi değildir sizin dikkatinizi çeken.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , ,

7 Eylül, Pazartesi , 2009

Kurucuları, Last.fm’den ayrıldıklarını açıkladılar

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Duymuşsunuzdur, bundan 2 yıl önce CBS Last.fm‘i satın almıştı. Yani dünyanın önde gelen medya şirketlerinden biri.

Oysa Last.fm, 2002 yılında, Londra’da bir ofiste start-up olarak başlamıştı. Kısa bir sürede İnternet aleminin en sevilen müzik servislerinden biri olmuştu.

Uluslararası bir şirket bu küçük start-up’u alınca birçok farklı yönelimde bulundu. Kurucularının felsefesine uymayan kararlar da bunlara dahildi büyük ihtimal ama sanırım söz geçiremediler.

Last.fm önce, reklam alamadıkları ülkelerde radyolarını ücretsiz üyelere kapadılar. Kullanıcılarından büyük bir tepki topladılar. Herkesin sevimli alışkanlığı olan Last.fm, paragöz bir siteye dönüşüvermişti kullanıcılarının gözünde.

Daha sonra Techcrunch, Last.fm‘in kullanıcılarının gizli bilgilerini CBS tarafından pazarlanmasına izin verdiğini, gizlice farklı firmaların kullanımına açtığı iddiasını yayınladı.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , ,

13 Haziran, Cumartesi , 2009

Şahane Fikir; Twitter’la T-Shirt yapmaca

Yazan: Selim Yörük | Yorum yap

Threadless aşık olduğum markalardan biri. Son 3 yıldır aldığım t-shirtlerin neredeyse hepsi oradan.

Bilmeyenler için kısaca özet geçeyim; Threadless, kullanıcılar tarafından gönderilen t-shirt tasarımlarının yine kullanıcılar tarafından oylanarak, en yüksek oyları alanlarının gerçek t-shirtlere dönüşmesini sağlayan bir site.

Oldum olası İnternet’i gerçek hayata yansıtan fikirlere bayılmışımdır. Threadless da bunlardan biri. Genelde web 2.0 projelerinin ticari modeli yoktur, pek para kazandırmaz gibi bir kanı vardır (Bkz: Web 2.0 üreticileri potansiyel müşteri olabilir mi?). Threadless gibi projeler bu savı yıkıyor. O, gayet iyi para kazanan web 2.0 projelerinin en iyi örneklerden biri denebilir.

Şimdi de karşıma yine şahane bir fikirle çıktı; Tweet ile T-shirt yapmaca.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , ,

19 Mayıs, Salı , 2009

FriendFeed; Fikir paylaşımının YouTube’ü

Yazan: Selim Yörük | 1 Yorum var

Yaklaşık 3 yıl önce yazmış olduğum “Komik videolardan YouTube’e” başlıklı yazıda da biraz bahsetmiştim, YouTube izleme alışkanlığımızı küçük hamleler (yorumla, paylaş, yayınla) ile değiştirmiş ve “video” kelimesi ile ilk çağrıştırılan marka olmayı başarmıştı. Yani kola deyince Coca-Cola’nın aklımıza gelmesi gibi (Bkz: Markanın malzeme adı gibi benimsenmesi)

Basit ama daha önce denenmemiş, iş gören değişikliklerle pazara giren her markanın başaryı yakalaması oldukça umulası. Benzer bir örneği SlideShare için de verebiliriz.

Eskiden dökümanları paylaşmak için e-postadan ya da zipleyip sitemize koymaktan daha verimli bir yöntemimiz yoktu. O da “ekte” ve “indir” deme zorunluluğuyla. Yani ancak bu kadar verimliydi. Sınırlı sayıda insanla paylaşabiliyor idik, tam bir işkenceydi.

SlideShare ne yaptı? “Dökümanlarını (.doc, .txt), sunumlarını, PDF’lerini ve hatta Excell’ini bana yükle. Ve gerisini unut” dedi. Sanki dökümanlarımızı sihirli bir kutudan geçiriyor ve sonrasında hem bir linkte herkesin görebileceği şekle sokuyordu. Hem de kendi sitelerimizde, bloglarımızda tüm işlevleriyle görünebilir eklenebilecek şekle büründürüyordu. Tek kelimeyle ilaç!

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , ,

4 Mayıs, Pazartesi , 2009

İletişim Araçları ve Pazarlama İlişkisi

Yazan: Selim Yörük | 1 Yorum var

Firmaların yıl sonunda, bir sonraki yıl için ayırdıkları bütçeler arasında, pazarlama faaliyetleri hep en üst sıralarda yer alır. Ürünleri müşteriler ile buluşturmak, tanıtmak, doğru bir iletişim ve konumlandırma yaparak satışa dönüştürmek yegane amaçları olmuştur.

Bildiğimiz gibi pazarlama, yaşam tarzımız ve özellikle iletişim şekillerimiz ile çok yakından ilgili. Her dönem insanının yaşam ve iletişim şekilleri farklı ve her yeni gün gelişen teknoloji ile farklılaşmaya devam ediyor.

* BİZ DEĞİŞİYORUZ, PAZARLAMA YÖNTEMLERİ DE DEĞİŞİYOR 

Bir önceki dönem şahane işleyen bir pazarlama stratejisi işlemez hale gelmiş olabiliyor. Bu nedenle pazarlama taktikleri de sürekli değişmeli ve gelişmek durumunda.

Bu değişim bolluğunun olduğu bir ortamda, pek tabii pazarlama departmanları için yatırımın geri dönüş verimi (ROI) her yeni yıl için kilit önemde oluyor. Dengeyi tutturabilmek ve minimum maaliyet ile maksimum gelir kazanmak için çeşitli yollar denenir.

Pazarlamada asıl amaç satışa yönlendirebilecek bir tanıtım yapabilmek olduğu için de firmalar her daim müşteriye ulaşabilecekleri mecraları, medyaları, özetle reklamı tercih ederler.

İletişim araçları ve reklam bu nedenle hep birbirininin ardından koşmuştur. Klasik bir tavuk yumurta ilişkisi.

Yazının Devamı »»

İlgili: , , , , , , , , , , , ,

18 Nisan, Cumartesi , 2009



Eğlenen & Sunan

© Takipte.com - Yıldızları takip et! | Selim Yörük | Wordpress-TR